
Gündem yoğun, neredeyse hergün yeni bir tasarı ile karşı karşıya kalıyoruz. Bu tasarılara bir tanesi daha eklendi. “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi” ile başta 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun ile diğer Kanunlarda değişiklik yapılması öngörülmektedir.
Bu Kanunlardan bir tanesi de Vergi Usul Kanunu (VUK) olup getirilmesi düşünülen düzenleme ile ‘taşınmazlar’ için yeniden değerleme yapılması imkanı tanınmaktadır.
Yeniden Değerlemeyi Kimler Yapabilir ?
– Tam Mükellef,
– Bilanço usulüne göre defter tutan,
– Gelir ve Kurumlar Vergisi Mükellefleri,
– Aktiflerine kayıtlı taşınmazlar için,
– 30.09.2018 tarihine kadar bu haktan yararlanabilirler.
Yeniden Değerleme Hangi Yıldan İtibaren Yapılacak ?
Hatırlanacağı üzere en son enflasyon düzeltmesi 2004 yılında yapılmış ve daha sonra 19.04.2005 tarihindeki ” VUK-18/2005-5/Enflasyon Düzeltmesi Uygulaması-12″ Sirküleri’nde de yer aldığı üzere Mart 2005 itibari ile TEFE (artık ÜFE değerlerine bakılmaktadır) son 36 ayda %100’ün, son 12 ayda da %10’un üzerinde gerçekleşmemesinden dolayı enflasyon düzeltmesi uygulanmamıştır. Bundan dolayı mükelleflerin kayıtlarında halihazırda yer alan taşınmazlar bugüne kadar herhangi bir enflasyon düzeltmesi yapılmadan tarihi maliyetler ile getirilmiştir.
Yeniden değerleme yapmayı tercih eden mükellefler dolayısı ile;
– Enflasyon düzeltmesi yapmışlar ise en son enflasyon düzeltmesi yapılan bilançoyu takip eden aydan itibaren,
– Yukarıdaki tarihten sonra iktisap ettikleri taşınmazlar için iktisap tarihinden itibaren,
Bu maddenin yürürlüğe gireceği tarih itibari ile hem kayıtlı maliyet değerlerini hem de birikmiş amortismanları aradaki dönemde meydana gelen ÜFE artışı ile artıracaklardır.
Yeniden Değerleme Öncesi ve Sonrasındaki Fark Ne Olacak ?
Yukarıda belirtilen şekilde yapılacak yeniden değerleme sonrası ve öncesindeki değer arasındaki fark ‘özel bir fon’ hesabına kaydedilecektir. Bu fark sermayeye eklenirse ilave bir vergi çıkmayacak ancak başka bir hesaba nakledilir veya işletmeden çekilir ise ilave gelir ve kurumlar vergisine tabii tutulacaktır.
%5’lik Vergiye Dikkat !
Buraya kadar anlatılanlar ‘yeniden değerleme’ veya ‘enflasyon düzeltmesi’ne benzemekle beraber “küçük” bir farkı içerisinde barındırmaktadır. Yukarıda anlatılan şekilde yeniden değerleme yapılması halinde pasifte tutulan ‘özel fon’ üzerinden %5 oranında ilave vergi, yeniden değerlemenin yapıldığı ayı izleyen 25.günü akşamına kadar ayrı bir beyanname ile beyan edilir ve ödenir.
Finansal Anlamda Bu Uygulamanın Değeri Nedir ?
Bu uygulamanın finansal anlamdaki değeri aşağıdakilerden oluşmaktadır:
– Enflasyon yüzünden artık ‘tarihi’ maliyetler ile taşınması anlamlı olmayan taşınmazlar bugünkü değerine yaklaştırılarak özkaynakların daha güçlü görünmesine imkan tanınmaktadır.
– İşletmelerde ‘tarihi maliyet’ muhasebesi yüzünden gün ışığına çıkamamış ‘gizli yedekler’ gün ışığına çıkartılmaktadır.
– Taşınmazlar üzerinden ayrılacak amortismanlar artık bu yeniden değerlenmiş tutarlar üzerinden ayrılacaktır.
– Taşınmazların satılması durumunda pasifte tutulan ‘özel fon’ herhangi bir şekilde dönem kazancı ile ilişkilendirilmeyeceği ve satın alma bedeli artırılmış tutar olarak dikkate alınacağından, elde edilecek karın enflasyon artışından arındırılmış hali ile vergilenmesi imkanı doğacaktır.
Kanun teklifinde yer alan bu düzenlemenin getirdiği avantajların, %5’lik vergi maliyeti ile karşılaştırarak mükelleflerin değerlendirmelerini şimdiden yapmalarında fayda olacağını düşünüyoruz.