
Ortaklar için şirketin performansı kadar önemli bir diğer konu da dağıtılacak kar payı tutarını belirlemektir. Ancak bu konu hem Türkiye Finansal Raporlama Standartları (TFRS) hem de Vergi Usul Kanunu (VUK) kapsamında mali tablo hazırlayan şirketler için biraz daha özellikli bir hal almaktadır.
İşin doğası gereği TFRS kapsamında hazırlanan mali tablolarda yer alan kar tutarı ile VUK kapsamında hazırlanan mali tablolarda yer alan kar tutarı birbirinden farklı oluşabilmektedir.
Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu (KGK) internet sitesinde yapmış olduğu açıklamada kar dağıtımına ilişkin işlemlerde TFRS kapsamında hazırlanan tabloların baz alınması gerektiğini belirtmektedir.
Diğer taraftan şirketlerin yasal kayıtlarına esas mali tablolar ise VUK düzenlemeleri kapsamında oluşmaktadır.
VUK’a esas mali tablolarda oluşan kar tutarının, TFRS kapsamında oluşan kardan daha düşük olması durumunda; TFRS mali tablolara göre dağıtımına kara verilmiş ancak yasal kayıtlarda dönem karından karşılanamayan kısmın ne şekilde karşılık bulacağı bu konudaki en büyük sorulardan biri olarak karşımıza çıkmaktadır.
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), bu konuda kendi mevzuatına tabi olan halka açık ve halka açık sayılan şirketler için yayınlamış olduğu Kar Dağıtım Rehberinde; VUK’a göre tutulan kayıtlarda yer alan net dağıtılabilir kardan veya diğer dağıtılabilir kaynaklardan karşılabilecek tutarı aşmayacak şekilde kar dağıtımına müsade ederek herhangi bir tereddüte yer bırakmamaktadır.
SPK kapsamına girmeyen şirketler için ise herhangi bir düzenleme bulunmadığından bu konu üzerinde daha çok tartışma yapılması kaçınılmazdır.